Hakaret Suçu Nasıl Oluşur?

Hakaret Suçu Nasıl Hangi Durumda Oluşur?

Hakaret, kişinin onurunu kırıcı söz ya da davranış. Hakaret, kural olarak, kovuştu­rulması şikâyete bağlı bir suçtur.

Türk Ceza Kanunu (TCK) hakaret suçunu, toplu ya da dağınık ikiden fazla kişiyle görüşerek bir başka kişi hakkında bir eylemi işlediğini öne sürme ya da bir başka kişiye halkın hakaret ve husumetiyle karşılaşmasına yol açacak ya da onuruna dokunacak bir eylemi yükleme biçiminde tanımlar. Hakaret suçunun yalnız olsa bile kişinin yüzüne karşı, kendisine hitaben yazılıp gönderilmiş bir mektup, telgraf, resim ya da herhangi bir yazıyla, telefonla, yayın araçlarıyla ya da kamuya sunulmuş yazı ya da resimlerle işlenmesi durumunda, daha ağır bir ceza verilir. Ölüye hakaret ayrı bir suç olarak düzenlen­miştir. Ayrıca tüzel kişiliği bulunan bazı topluluk ve kurullara karşı işlenen hakaret suçları da belirlenmiştir.

Hakaretin suç sayılarak cezalandırılmasının amacı, kişilerin onurunu ve toplumsal saygınlığını korumaktır. Hakarete yakın olan sövmenin (TCK m. 482) suç sayılması da aynı amaca yöneliktir. Ama sövme suçunun oluşabilmesi için toplu ya da dağı­nık ikiden fazla kişiyle görüşerek her ne biçimde olursa olsun kişinin namus ve ününe ya da vakar ve onuruna saldırmak yeterliyken, hakaret suçunun işlenmiş sayıl­ması için, kişiyi halkın hakaret ve husume­tiyle karşı karşıya bırakacak ya da onuruna dokunacak bir eylemi belirtip ona yüklemiş olmak gerekir. Eylem yüklemek, kişi, ko­nu, yer, zaman ve biçim öğelerini içeren olumlu ya da olumsuz bir insan hareketini belirtme anlamına gelir. Bunun, kişiyi o anda var olan değer yargılarına göre kamu­oyunun düşmanlığı ve küçük görmesiyle karşı karşıya bırakmış olması gerekir.

Bir eylem yüklemenin hakaret niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirme yetkisi yargıca aittir. Bu değerlendirmede hakaret ile eleş­tiriyi birbirinden ayırt etmek bazen güç olabilir. Eleştiri bir haktır ve dolayısıyla suç oluşturmaz; ama eleştiri hakkı sınırlarının aşılmaması gerekir. Aynca yüklenen eylem mümkün ve inanılır olmalıdır. Eylemin gerçeğe uygun olup olmaması, hakaret suçunun oluşmasını etkilemez. Bu­nunla birlikte bazı durumlar için eylemin gerçeğe uygun olduğunu kanıtlayarak ceza almaktan kurtulma yolu öngörülmüştür. Yalnızca hakaret suçu için geçerli olan ve ispat hakkı adı verilen bu kurum, 1961 Anayasası’yla anayasal nitelik kazanmıştır. 1982 Anayasası da bu kuruma yer vermiştir. İspat hakkının kullanılmasına karşın iddia­nın kanıtlanamaması durumunda faile artırılmış ceza verilir. Savunma dokunulmazlı­ğına giren durumlarda hakaretten dolayı soruşturma yapılamaz. Söz konusu doku­nulmazlıktan taraflar, vekil, müdafi, müşa­vir ya da yasal temsilciler yararlanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir